Işık yayan, armut biçimli cam

Otuz iki yaşındaki genç adam büyük bir heyecan içinde idi. Uzun bir zamandan beri zihnini meşgul eden ve üzerinde hayli emek sarfettiği yeni bir icadının daha deneyecekti o gün. İki ucu dar, ortası geniş kavanozu andıran bir cam tüpün içine kömürleşmiş bambu liflerini itina ile yerleştirdikten sonra tüpün havasını boşaltmış ve bambu liflerinin uçlarını açıkta bıraktıktan sonra havası boşaltılmış tüpün ağzını sıkı sıkıya kapatmıştı. Açıkta kalan kömürleşmiş bambu liflerini elektrik yüklü bir bataryanın iki ucundan çıkan tellere bağlarken heyecandan ellerinin titrediğini hissetti genç mucit. O güne dek pek çok şey icat etmiş ve hepsinin ilk denemesinde aynı büyük heyecanı duymuştu. Adı, Thomas Edison idi genç mucidin fakir bir ailenin çocuğu olarak Amerika’da Ohio eyaletinin Milan kasabasında dünyaya gelmişti. Tahsil hayatında hiçbir zaman başarılı bir öğrenci olamadığı gibi doğru dürüst bir öğrenim dahi yapamamıştı da. Bir şeyler icat etmek, daha çocukluk günlerinden itibaren en büyük arzusu olmuş, acayip acayip denemeleriyle evde konu-komşuyu ve bütün mahalleliyi bizar ettiği gibi okulda da öğretmenlerinin hışmına uğramıştı. İşte bu yüzdendir ki okuldan ayrılıp tahsilini yarıda bırakmak zorunda kalmıştı Thomas Edison. Annesi ileri görüşlü bir kadındı ve küçük Thomas’ı dünyada en iyi anlayan insandı. Onu evde annesi okuttu ve yetiştirdi. 

Fakir bir ailenin çocuğu olduğu için küçük yaşta hayatını kazanmak zorunda kalmış ve gazete satıcılığı ile hayata atılmıştı. Sonra matbaa kurup el ilanı şeklinde kasaba gazetesi basmış telgraf operatörlüğü yapmış ve bu arada birbirini takip eden önemli icatlarıyla ilim dünyasında adını duyurmaya başlamıştı. Ve Thomas Edison o gün yeni bir buluşunun son denemesini yapmanın büyük heyecanı içinde idi işte. Elektrik ile ışık meydana getirmeye çalışıyordu genç mucit. Gerçi tam 72 yıl önce ünlü İngiliz bilgini Hunprey Davy, bu konuda insanlığın ilk zaferini elde etmişti amma, iki kömür parçasının karşı karşıya gelmesiyle ışık saçan ve Ark adı verilen lamba günlük hayatta insanoğluna yardımcı olabilmekten çok uzak kalmıştı. İşte Thomas Edison, bu Ark Lambası esası üzerinden yürüyerek yeni bir sistem ortaya çıkarmaya çalışıyordu. Daha pratik ve günlük yaşantıda her yerde rahatlıkla kullanılacak yeni bir sistem.

İşte bu sistemin son denemesine gelmişti artık sıra. Bu konuda belki iki bine yakın deneme yapmış ve her denemesinde biraz daha ileriye gittiğini görmüştü. Kömürleşmiş bambu liflerini elektrik yüklü bataryaya bağladığı anda cam tüpün içindeki liflerin bir anda akkor haline gelip keskin bir ışık saçtığını gördü Thomas Edison. Heyecan içinde yerinden fırlamıştı genç mucit bu deney sırasında atölyesinde bulunan arkadaşlarına doğru dönüp baktı. Onlar da sevinç ve heyecan içinde idiler. Kendisini kucaklayıp kutlarlarken Thomas Edison boğuk bir sesle bağırıyordu Gözlerimiz nice zamandır görmeyi arzuladığı elektrik ışığına kavuştu artık. Elektrik ışığına kavuştuk artık ! Dünyanın gördüğü bu ilk ampul iki gün süre ile ışık saçtı Edison’un atölyesine. Sonra o kömürleşmiş bambu liflerinin erimesiyle ışık saçmaz oldu. 

Thomas Edison ile yardımcıları aylarca çalışarak yeni yeni ampuller yaptılar ve bunların içine yeni yeni bambu lifleri yerleştirip havalarını boşalttılar. Böylece ampul yapımında seri imalatın ilk safhası başlamış oluyordu. Fakat iş bu kadarla da bitmiyordu. Edison ile arkadaşları bu ampullere devamlı elektrik akımı temin edecek büyük bir dinamo da meydana getirdiler. Thomas Edison, bu büyük icadını iki yıl sonra Paris’te tertiplenen 1881 Paris Enternasyonal Fuarı’nda teşhir ederek bütün dünyaya tanıttı. 

Cevap: Ampul

Diğer Sorular ve Cevaplar

Related posts